05 Ekim 2015

Mazeret Yok! Her Şey Mümkün…

D-Marin Marinalar Grubu’nun ev sahipliğinde, sosyal sorumluluk programı kapsamında geziler düzenleyen ve engelli kişileri denizle buluşturan Well teknesinin çok özel bir konuğu vardı: Geoff Holt. Büyük Britanya’yı yelkenliyle tek başına turlayan ilk engelli birey olan, 2009 yıında yardım almadan Atlantik’i geçen Geoff için hayatta her şey mümkün, yeter ki isteyin.

Kasım ayında, yazdan kalma güzel bir günde D-Marin Göcek’teydik. D-Marin’in sponsorluğunda, Turgutreis, Didim ve Göcek Marinaların yönlendirmesiyle yaz boyunca “engelsiz turlar” yapan Well teknesinin davetlisi olan Geoff Holt’u yakından tanımanızı istedik. Söyleşimiz boyunca yüzünden gülümsemesi hiç eksik olmayan Geoff’un hepimize çok önemli mesajları var.

Türkiye’ye gelme süreciniz nasıl gelişti?

Well’in mimarı Hacı Hekim’in Paris’te bir ortağı var; Can. Benim dünyayı yelkenliyle dolaşma projem olduğunu bilen bir arkadaşım onunla karşılaşmış. Can, arkadaşımla bu projeyi konuşurken Wellabled’dan bahsetmiş ve bilgi vermiş. Ayrıca arkadaşım tekerlekli sandalye ile seyahat edilebilen her tekne ile ilgilendiğimi de biliyordu. Çok az böyle tekne var, dünya çapında iki ya da üç tane. Wellabled’ın internet sitesini ziyaret edip fotoğrafları gördüğümde gelmem gerektiğine karar verdim ve buradayım.

Wellabled’ı ziyaret etmekteki amacınız neydi?

Ziyaretim iki amaç için önemli. İlki engelli kişilerin de seyahat edebileceğini göstermek için bunu tanıtmak, ikincisi de tekne endüstrisine böyle işler yapmaları gerektiğini göstermek.

Wellabled’a geldikten sonra ne düşündünüz? Tekneyi nasıl buldunuz?

5 yıldızlı otel konforunda bir tekne. 30 yıldır engelliyim, ilk defa bir teknede tatil imkanı buldum. Genelde yelkeni tek başıma yaptığım için onu tatil saymıyorum. Wellabled’ın sahibi Tunç Tonger’in durumu ile benimki aynı. İkimiz de tekerlekli sandalyedeyiz ve ellerimizi kullanamıyoruz. Hacı ve Tunç, birlikte bu tekneyi tamamen benim durumumdaki kişilere göre tasarladıkları için rahat ettim. Asansörünün olması, yatağının, banyosunun engelliye uygun olması hem benim için hem de eşim için çok büyük kolaylık sağladı. Böyle teknelerin her yerde; İspanya’da, İtalya’da, Karayipler’de artması gerekiyor. Her engelli kişinin böyle bir teknede bulunabilmesini diliyorum.

Bu teknenin en önemli avantajlarından biri de denize girmenin çok kolay olması. Denize girmek benim için çok zor. Erkek olduğum için tekerlekli sandalyeden al beni, denize koymaya çalış, çok zor… İnsanlar bu durumların beni kalben sarsmayacağını düşünürler. Burada onurlu bir şekilde denize girip yüzebildim. Yardım almadan rampadan inebildim ki bu benim için çok önemli.

Nereleri gezdiniz? Göcek’i beğendiniz mi?

Üç günlük bir tatil yaptım. Kelebekler Vadisi, Gemiler ve diğer koylara gittik. Doğa çok güzel. Buraların şöyle bir de avantajı var. Çok sayıda ada var. Bu nedenle tekneyle gezerken illa ki korunaklı bir yer bulabilirsiniz. Su çok temiz. Balıklar bile oltaya gelmiyor gördükleri için :)

Geoff-Holt-28102013D-Marin-Gocek-Wellabled

 

Biraz da yelkenden söz edelim

Engelli olmadan, yani 18 yaşımdan önce 3 kere Atlantik’i tek başıma geçtim. 2 yıl önce de yanımda bir hemşire ile BBC kameraları eşliğinde geçtim. Navigasyonu tamamen ben yapıyordum. 4 haftada 4 bin kilometre yaptım.

Yelken yaparken karşılaştığınız en zor durum neydi?

8 yıl önce kendi ülkemin, Büyük Britanya’nın etrafını büyük bir dingi ile dolaştım. 109 gün sürdü. 51 limana uğradık. Her gün 15 saat yelken bastım. Bu çok zordu benim için. Fiziksel olarak sıkıntılar yaşadım. Atlantik geçişinde ise yorgunluk en büyük sıkıntımdı.

Hayatınızda yelken olmasaydı hissederdiniz?

Kazadan sonraki 7 yıl çok mutsuzdum. Hatta televizyon programlarında bile yelken seyretmiyordum. Ama benim hayatımda o kadar önemliydi ki 7 yıl sonra yapabileceğimi düşünüp başladım. Denize gidebilmek, suya girebilmek için eminim ki bir çözüm yolu bulacaktım.

Denizin engelli insanlar üzerindeki ruhsal ve fiziksel etkileri neler sizce?

20 yıl önce İngiltere’de engelli insanların yelken yapabilmesi için organize edilen bir sosyal sorumluluk projesi başlattık. Şu anda her yıl 30 bin engelli yelken yapabiliyor. Bu, insanlara tabii ki çok büyük bir mutluluk veriyor. Kendilerine güvenleri geliyor ve her şeyi yapabileceklerine inanıyorlar. Karada oldukları zaman bir şey yapacaklarında genellikle yanlarındaki insanlar bunun kararını verirler; “evet”, “hayır”, “dur” diyerek… Ama yelken yaparken kendi kararlarını kendileri almak zorundalar. Suda olmak engelli kişiler için çok yardımcı, buna eminim. O yüzden illa ki bunu sağlamanın bir yolu bulunmalı.

Engelli yelkenci sayısının artması için neler yapılmalı?

Öncelikle insanların bunun olabilirliğine inanmalarını sağlamak gerekir. Hem engelli hem sağlam insanlar için söz konusu bu durum. Buna inanan insanlar olmalı ki yelken yapmalarını önerebileyim. Bir de tabii ki göstermek gerekiyor. Benim yelken yaptığımı gördüklerinde yapılabilir olduğuna inanıyorlar ama bunun için bir tekne ve eğitim gerekli. Büyük bir tekne olması gerekmiyor, 5 metreli küçük bir tekne ile olabilir, daha sonra isterlerse daha büyük bir tekne yapabilirler. Türkiye’de çok güzel bir doğa, çok güzel bir deniz var ve insanlar yardımcı olmaya çok gönüllü. Engelli kişilerin yelken yapabilmesi için bir merkez olması ülkeniz için çok güzel olabilir. Engelli kişiler için tasarlanmış küçük teknelerle yelken eğitimi verilebilir.

Hepimizi çok heyecanlandıran, gerçekleştirmeyi çok istediğiniz projeniz hangi aşamada?

Atlantik’i geçtiğimden daha büyük bir tekne ile tüm dünyayı yelkenliyle dolaşmayı arzu ediyorum ve planlıyorum. Bir buçuk yıl sürebilir. Bütün ülkelerdeki insanların engelli birinin de bunları yapabileceğini algılamasını sağlamak istiyorum. Projeme birçok insan destek olmak istiyor ancak henüz bir sponsorluk anlaşmam yok. Ekibim var, proje var ve bir sponsora ihtiyacımız var. Bu proje hayata geçtiğinde BBC kendi kanalı için bir film hazırlayacak. Tekneyi dünya turunu yaptıktan sonra engelli kişilerin yelken yapması için kullanmak istiyorum.

D-Marin Göcek’i nasıl buldunuz?

Marina benim için gayet kolaydı, hiçbir sıkıntı yaşamadım. Alışverişe gittiğimizde de bütün insanlar yardımcı olmaya hazırdılar. Marinaya girdiğimizde belki 200’e yakın tekne vardı ama utanç verici ki sadece bu tekneye tekerlekli sandalye ile girebiliyorum. Hiçbirine girmem mümkün değil. Tasarım yapan kişiler, tekne imalatçıları herkesin girebileceği şekilde tasarım yapmalılar. Üniversal olmalı tekne tasarımları.

D-Marin’in Well teknesine sponsor olması konusunda neler söylersiniz?

Çok büyük saygı duyuyorum. Doğuş Grubu’nun bu davranışı diğer güçlü firmalara örnek olabilir. Ne kadar çok firma böyle sponsorluk yaparsa, o büyük firmalarda çalışanlar da düşünüldüğünde, çok sayıda insan engellilik konusunda bilinçlenmiş olur.

Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş:

Wellabled Copyright 2015 All Reserved